Parmak Çomaklaşması Neden Olur?
Bazen, en basit şeyler bile seni derinden etkiler. İşte benim de başıma gelen, hem şaşkınlık hem de biraz hayal kırıklığıyla dolu bir anı. Bunu sizlerle paylaşırken, aslında bir yandan parmak çomaklaşmasının neden olduğunu anlamaya çalışıyorum, çünkü kendim bile tam olarak ne olduğunu çözemedim. Ama belki bir yerlerde bana benzer bir şey yaşayan birini bulur, bir anlam veririz bu olaya.
O An, Parmaklarımın Farkına Vardım
Geçen yaz, Kayseri’de çok sıcak bir gündü. Hava o kadar boğucu ki, adeta her şey bir sisin içinde kaybolmuş gibiydi. Ben de o günlerde, çok sevdiğim eski bir defteri karıştırarak yazı yazmaya çalışıyordum. Yazı yazmak, her zaman bir rahatlama kaynağım olmuştur. Ama o an, parmaklarımın tuhaf bir şekilde acıdığını fark ettim. Normalde bir şey yazarken, parmaklarımın bu kadar hissizleşmesi, ağrıması ve sanki başkalarına ait gibi hissettirmesi çok garipti.
Bir süre o şekilde devam ettim. Parmaklarımda neler olduğunu düşünmeden, yazmaya devam ettim. Ama bu ağrı giderek arttı. Parmaklarımda bir şeylerin ters gittiğini, bir şekilde normale dönmeyecek bir şeyin olduğunu hissettim. Ve işte o an, tam o anda aklıma gelen şey, parmak çomaklaşmasıydı. Evet, o anlamsız gibi görünen kavram, tam o an, parmaklarımın her hareketiyle ilişkilendirildi. Neredeyse korktum.
Parmak Çomaklaşması Ne Demek?
İçimdeki bu karışık hisleri, anlatmaya karar verdiğimde, bir anda “Parmak çomaklaşması neden olur?” sorusu geldi aklıma. Hızla interneti araştırdım. Parmak çomaklaşması, aslında parmakların anormal şekilde şekil alması ve eklemlerinin normalden farklı bir pozisyona gelmesidir. Bu durumu tetikleyen şeyin, genellikle vücutta devam eden iltihaplanmalar, eklem hastalıkları veya genetik faktörler olduğunu öğrendim. Bir yandan, vücudumun bu durumla başa çıkıp çıkamayacağına dair korku, diğer yandan, bu durumun ne kadar süreceğine dair belirsizlik beni biraz geriyordu.
Ama o anı düşündükçe, parmaklarımın nasıl bir acıya dönüştüğünü hatırladım. Parmak çomaklaşması, aslında sadece fiziksel bir durum değildi. Benim için bu durum, içsel bir yansıma gibiydi. Sonra fark ettim ki, aslında yıllardır içimde birikmiş bir çok şeyin sonunda parmaklarıma yansıdığını düşünüyorum. Her bir harf, her bir kelime, her bir cümle yazıldıkça, parmaklarımda birikmiş olan o gereksiz yükleri de serbest bırakmaya çalışıyordum. Ama o yüklerin hiç gitmediğini, her gün bir kat daha arttığını hissettim.
Parmak Çomaklaşması ve Ruh Halim
Bir hafta boyunca bu tuhaf acı devam etti. Her gün defterimi açıp yazı yazmak istedim ama parmaklarım beni engelliyordu. Yazı yazmak benim için bir tutku olmalıydı ama o günlerde adeta bir cezaya dönüşmüştü. Başladım, parmaklarımın acısı arttı. Şimdi, düşündükçe, sanki parmaklarım, yazı yazmamı istemeyen bir içsel gücün simgesi gibiydi. Yani, belki de parmak çomaklaşması, sadece fiziksel değil, duygusal bir çöküşün de belirtisiydi. Duygusal bir bağlamda, yıllardır içimde biriktirdiğim bazı şeylerin sonunda dışa vurduğunu hissediyordum.
Çocukken, annemin bana her zaman “Yazı yazmak, duygularını paylaşmak gibidir, seni rahatlatır” dediğini hatırlıyorum. Oysa şu an yazı yazmak beni rahatlatmıyor, aksine parmaklarımda oluşan bu ağrı daha da derinleşiyordu. Belki de o zamanlardan beri duygularımı gerçekten paylaşamadığım için, parmaklarımda birikmiş bu ağır yükten kaçmak istemiştim.
Bir Doktorun Söyledikleri ve Kendi Kendime Sorular
Bir süre sonra, şiddetli ağrı ve iltihaplanma hissi beni rahatsız etmeye başladı. Kayseri’deki en yakın doktora gitmeye karar verdim. Doktor, parmak çomaklaşmasıyla ilgili çok şey söyledi, ama beni asıl etkileyen cümlesi şu oldu: “Bazen bedendeki her şey, ruh halinizin bir yansımasıdır. Bu durum sadece fiziksel bir sorun değil, duygusal bir sıkışmışlığın göstergesi de olabilir.” Bu söz, sanki uzun zamandır aklımı kurcalayan soruya bir yanıt gibiydi.
Bir yandan parmak çomaklaşması neden olur sorusunun yanıtını öğrenmiş oldum, diğer yandan içimdeki sıkışmışlık da biraz daha netleşti. Parmaklarımın ağrısı, aslında içimdeki düzensizliğin bir belirtisiydi. Yazı yazarken biriken, paylaşamadığım, dilime dökmediğim duyguların, bir şekilde vücudumda patlak vermesiydi.
Sonuçta
Şimdi, parmaklarım biraz daha rahat. Ama yine de, o dönemde yaşadığım duygular hala taze. Parmak çomaklaşması, sadece fiziksel değil, içsel bir kırılmanın da simgesiydi. Bunu yaşarken, bir şeyleri daha iyi anlamaya başladım: Bazen, ne kadar sağlam görünsek de, duygularımızın vücudumuza etkisi çok güçlü olabilir. Hani bazen kendini sıkışmış hissedersin ya, işte bu da bir çeşit sıkışma. Parmak çomaklaşması, bana sadece bir hastalık değil, içsel bir yolculuğun da ne kadar derin olabileceğini gösterdi.
Belki de bu yüzden, her duyguyu doğru şekilde dışa vurmak, her acıyı fark etmek o kadar önemli. Çünkü ne kadar biriktirirsen, sonunda vücudun seni uyaracaktır.